USD31,04
EURO33,62
JPY0,208000
RUB0,333700
GBP39,46
EURO/USD1,08
BIST9.374,20
GR. ALTIN2.032,38
BTC51.673,27

Kılıçdaroğlu, değişim bir kişiyle olmaz

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; TELE 1 yayınında, “Değişime en açık olan parti CHP’dir. Tarihsel süreci böyledir. Eğer çağı izleyemezse zaten 100 yıl yaşamazdı CHP.

Değişime en açık olan parti CHP’dir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; TELE 1 yayınında, “Değişime en açık olan parti CHP’dir. Tarihsel süreci böyledir. Eğer çağı izleyemezse zaten 100 yıl yaşamazdı CHP… Ama değişim nasıl olacak? Değişim kendi kuralları içinde olacak. Bir kişinin iradesiyle değişim olmaz. Değişim topyekun partinin kendi özgür iradesiyle o değişimi içselleştirmesi ve ileriye taşıması lazım.

Ben adayım demedim

Değişim olacak tabi, niye olmasın?” dedi. Kılıçdaroğlu, kurultayda aday olup olmayacağı konusunda ise “Ben aday mıyım? Ben bugüne kadar çıkıp Genel Başkanlığa adayım demedim. Aday gösterilirsek o ayrı bir şey. Ben delegelerin iradesine ipotek koyamam. Bu doğru değil zaten. Böyle bir şey de olmaz. Demokrasiyi her ortamda savundum” diye konuştu. Kılıçdaroğlu İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığına ilişkin de “Şimdi Ekrem Bey aday olmamalı dediğiniz andan itibaren bu farklı yerlere çekilebilir. Herkes aday olabilir. Sen aday olma, ol diye bir şey söylemem. Kendi düşüncemi partinin Genel Başkanı olarak ifade ediyorum. Herkes önce bulunduğu yerde, koltuğunu korumalı genişletmeli, geniş kitleleri kucaklamalı, belediye meclis üye sayısını arttırmalı, belediyeleri kazanmak için çabalamalı… Aynı kararlılıkla çalışmaları gerekiyor. Bütün engellemelere rağmen başarılı oldular. Şimdi bu başarının perçinlenmesi lazım. Bu başarıyı perçinleyecekler. Ondan sonra Genel Başkan da olabilirler, ne istiyorlarsa… Bu partinin bütün kapıları herkese açıktır” ifadelerini kullandı.

Sahtekardan Cumhurbaşkanı olmaz

“Bu kadar kirli bir seçim kampanyası bizim Cumhuriyet tarihinde olmamıştır. Yalan üzerine, iftira üzerine sahtekarlık yapılarak bir seçim kazanılmıştır. Sahtekarlık yapan adam Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturamaz. Montaj videolara sığınan bir insan Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturamaz. Ahlakı, erdemi ayaklar altına alıp yalanla seçim kazanan bir insan cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturamaz. Ben bunları söyledim, öncelikle sarayın ahlaki meşruiyetinin tartışılması gerekir dedim. Defalarca söyledim ama kusura bakmayın siz tartışmadınız. Yeteri kadar medya tartışmadı. Ahlaki meşruiyetin tartışılması lazım. Tartışılmıyor, niye tartışılmıyor? Hangi gerekçeyle tartışılmıyor?

Seçim montaj videolarla kazanıldı

Montaj videolarla bir insan seçim kazanırsa, ahlaksızlıkla koskoca CHP’nin yani bu devleti kuran bir partiyi yani bu devlette demokrasiyi savunan, insan haklarını savunan, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan, teröre karşı mücadele etmiş, terörün saldırısına uğramış bir partinin genel başkanını nasıl siz terörle özdeşleştirirsiniz? Bunun ahlaki bir zeminde tartışılması gerekmiyor mu? Yasal olarak kazanmış olabilirler, YSK kararıyla kazanmış olabilirler ama bu kazanmanın arkasında ahlak yoktur, adalet yoktur. Devletin valisini yanına alacaksın, devletin kaymakamını yanına alacaksın bazı jandarma komutanlarını yanına alacaksın, köy köy, jandarma gidip de AKP’nin ya da Erdoğan’ın bildirisini dağıtır mı ya? Devletin jandarması dağıtır mı ya?

AHLAKI GÖZ ARDI EDERSENİZ YAPTIĞINIZ TARTIŞMALARIN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR

Ama biz bunların arkasına sığınmadık ama ahlaki meşruiyetin tartışılması gerekir dedik ve bunu ısrarla dile getirdik. Tartışılmıyor, niçin? Hangi gerekçeyle ahlaki meşruiyet tartışılmıyor? Ahlaki meşruiyet tartışılmazsa, bu ülkenin insanları, aydınları tartışmazsa ahlaksızlığa prim vermiş olurlar ve verilen de odur. CHP’yi tartışmasınlar demiyorum, elbette tartışılacak. CHP’de tartışılacak, ben de tartışılacağım, seçim de tartışılacak ama önce ahlak ahlak… Ahlakı göz ardı ederseniz yaptığınız tartışmaların hiçbir anlamı yoktur.

AHLAKİ VE SİYASİ MEŞRUİYETİN TARTIŞILMASI LAZIM

Ahlaksızlık yapan bir insan belli bir makama oturuyorsa montaj videolarla ve bunu da kendisi itiraf ediyorsa bunun tartışılması lazım. En azından hiçbir şey yapmasalar, üç tane saygı değer ilahiyatçı çağırılır denir ki, ‘Allah aşkına şu ahlakı bize bir anlatın, ahlaksızlığı da bize bir anlatın’ ahlaksızlık üzerine bir iktidar olur mu diye bize anlatın… Ahlaki ve siyasi meşruiyetin tartışılması lazım. Ahlaksızlık üzerine yapılan bir çalışma ve bu çalışmayı kendi kitlesine duyuran ve o kendi kitlesini ikna eden bir yapı ortaya çıktı. Bu kadar büyük bir rezalet, onun için dedim bizim Cumhuriyet tarihinde böyle bir kampanya hiç görülmedi. Salı günü söyledim, sizler gazetecisiniz. Gazeteciliğin etik kurallarını herhalde benden çok daha iyi bilirsiniz. Gazeteci objektif olmak zorundadır.

“YENİ ŞAFAK TETİKÇİLİK YAPIYOR”

Yeni Şafak diye bir gazete, 3 milyon liradan fazla parayı harcadı Erdoğan için… Allah aşkına siz benim için para harcadınız mı? Bakın ahlak denen bir şey var, ahlaksızlığın boyutlarını nerelere ulaştığını anlatmak için ben söylüyorum. Buyurun Yeni Şafak parayı nereden buldu? Yeni Şafak gazetecilik mi yapıyor, Yeni Şafak tetikçilik mi yapıyor? Yeni Şafak tetikçilik yapıyor. Ahlaksızlık yapıyor. Gazetecilik yapmıyorsanız, ahlaksızlık yapıyorsunuz demektir. Sordum, 3 milyon lirayı aşkın parayı Yeni Şafak kimden aldı? Facebook hesabı üzerinden bu kampanyayı yapıyorlar. Yalan kampanyayı yapıyorlar, sahtekarlık yapıyorlar açıkça, keşke mahkemeye verse beni çıkıp da delilleri mahkemeye sunsak da olayın gerçek olduğunu söylesek. Bakın Yeni Şafak bunu yapıyor, tetikçilik yapıyor bunun da tartışılması lazım. Medyanın kendi arasında tartışması lazım. Medyanın demesi lazım ki, ‘medya bu kadar kirli olamaz ya’ bunu hep Faruk Bildirici mi yazacak yani?

3 MİLYON LİRAYI AŞKIN PARAYI KİMDEN ALDILAR?

O kanattan da birilerinin, Erdoğan’a destek veren ahlaklı, erdemli insanlar var. Çıkıp desinler ki, ‘bu kadar da olmaz.’ Mehmet Şimşek’e çağrı yaptım. Yeni Şafak’ın hesaplarını incele, 3 milyon lirayı aşkın parayı nereden, kimden aldılar? Ve bu parayı masraf yazamazlar. Açıktan para alındıysa kimden alındı bu para? Facebook hesaplarına yatırıyorlar. Biz de oradan öğreniyoruz. Çünkü Facebook dediğiniz kurum kimin ne kadar reklam verdiğini ve kaç lira ödediğini internet sitesinden yayınlıyoruz biz de oradan öğreniyoruz. Ahlaksızlığı ahlaklı insanların, erdemli insanların beyanlarından öğreniyoruz.

SANIYORLAR Kİ BİZ YERİMİZDE OTURUYORUZ

Sözde bize destek verdiğini söyleyen televizyon kanalları da bunları tartışmadılar. Onları da ahlaki açıdan sorgulamamız lazım. Niye bunları gündeme getirmiyorlar? Hangi gerekçeyle tartıştırmıyorlar? Neden bunları yayınlamıyorlar? O söylediğiniz montaj videolarla ilgili dava açtık. Yayın yasağı getirdik, mahkemeden karar aldık. Yani mahkeme kararıyla onların sahte olduğunu da ispatladık. Dava açacağız ve bunu çok geniş bir dava sürecini başlatacağız burada… Sanıyorlar ki biz yerimizde oturuyoruz, hiçbir şeye ses çıkarmıyoruz. Ne yapalım kardeşim? Bizim televizyon kanalımız yok ki şöyle şöyle yaptık diyelim. Ama söylüyoruz, anlatıyoruz. Şurada bir yanlışımız var onu söyleyeyim, iç tartışmaları biraz da bizim kendi içimizde başlatmamızdır. Yanlışımız buradan başlıyor.

DEĞİŞİM OLACAK TABİ, NİYE OLMASIN?

Değişime en açık olan parti CHP’dir. Şimdi değil. Tarihsel süreci böyledir. Eğer çağı izleyemezse zaten 100 yıl yaşamazdı CHP… Çağın değişimini izlemeyen bir parti 100 yıl yaşayabilir mi? 100’üncü yılımızı kutlayacağız. Demokrasiyi getiren, insan haklarından yana tavır alan, siyasal partiler yanlış kararlarla kapatılan bunun yanlış olduğunu söyleyen CHP’li… Gazetecilerin hapse atılması, tutuklanması, medya özgürlüğü, yargı bağımsızlığını savunan parti CHP… Bütün bu değişimin önünü açan, bırakın onu değişimin bayraktarlığını yapan bir partiye nasıl diyebilirsiniz değişimin önünü açın diye?

Değişimin önünü açacağız

Evet dönüşümün de önünü açacağız. Zaten CHP’nin kuruluş felsefesi budur. Siz çağdaş uygarlığı statik bir çizgi kabul edersiniz o zaman siz değişimin önünü açamazsınız. Çağdaş uygarlık dinamik bir kavramdır. Bilimde, teknolojideki bütün değişimleri izlemek zorundadır CHP ve kendisini yenilemek zorundadır CHP… Biz bunu yapıyoruz, yapmak zorundayız zaten, yapmadığımız takdirde parti parti olmaktan çıkar. Ama değişim nasıl olacak? Değişim kendi kuralları içinde olacak. Bir kişinin iradesiyle değişim olmaz. Değişim topyekûn partinin kendi özgür iradesiyle o değişimi içselleştirmesi ve ileriye taşıması lazım. Değişim olacak tabii, niye olmasın?

LAİKLİK OLMAZSA OLMAZIMIZ

Laiklik bırakın Türkiye’nin, bireysel olarak her kişinin yaşamının temel taşıdır. İnanç özgürlüğü, ben çok şunu söylerim, hiç kimsenin inancını, hiç kimsenin kimliğini ve hiç kimsenin yaşam tarzını siyasete malzeme etmeyeceğim diye… Benim kadar bunu kullanan ikinci bir genel başkan yoktur. Neredeyse her grup toplantısında, neredeyse her mitingde bunu söyledim. Eğer inançları siyasete malzeme ederseniz, eğer inanç üzerinden siyaset yaparsanız, önce inanca bir sefer saygınızın olmadığı ortaya çıkar. Kimliği siyaset konusu yaparsanız, kimliğe saygınız olmadığı ortaya çıkar.

İnançlara Saygılıyım

Dolayısıyla inançlara saygılıyım, eyvallah… Kimliklere saygılıyım, yaşam tarzlarına saygılıyım. Benim için herhangi bir insan, karnı doyuyor mu doymuyor mu, düşüncesini özgürce ifade ediyor mu etmiyor mu, inancını özgürce yerine getiriyor mu getirmiyor mu… Benim için o, inancını özgürce yerine getiremiyorsa onun önderi ben olmak zorundayım. Kimliğinden ötürü ötekileştiriliyorsa, onun kimliğine saygı duyulması gerektiğini önce ben söylemeliyim. Yaşam tarzına müdahale ediliyorsa, onun yaşam tarzına müdahaleyi engelleyecek önce ben olmalıyım. Bizim temel felsefemiz bu… Laiklik olmazsa olmazımız zaten bizim.

Eğitimden herkes şikayetçi, AKP’li bile…

Biz MEB’in uygulamasını doğru bulmuyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı zaten milli olmaktan çıkmış. Hangi milli eğitim? Neresi milli bunun? Biz bunu da söyledik. Bu Bakanlık milli bir Bakanlık değil. Eğitim politikasının başarısı zaten görüyorsunuz üniversiteleri… Üniversiteler üniversite olmaktan çıktı. Buyurun Boğaziçi Üniversitesi’nin başına gelenlere bakalım. Nerede çapsız, niteliksiz bir adam varsa getirip üniversitelerin başına koydular. Bütün bu gerçekleri biz biliyoruz. Bilimden uzaklaşan bir toplumun, büyümeye, teknoloji yaratmaya, teknolojisini geliştirme imkanı yoktur zaten. Türkiye giderek geriye gidiyor. Bizim en değerli bilim insanlarımız Türkiye’den koptu, gidip NASA’ya, gidin MIT’e göreceksiniz. En nitelikli insanlarımız orada… Bugün açık ve net söylüyorum AK Parti’ye oy veren aileler dahi eğitim sisteminden şikayetçiler. Bunu da gidip bütün anketçilere sorun. Hiçbir aile çocuğunun kötü bir eğitim almasını istemez. Her aile çocuğunun iyi bir eğitim almasını ister. Ama eğitim sisteminin çöktüğünü hepimiz görüyoruz. Bunlar üzerinde de durulması lazım.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Kılıçdaroğlu, değişim bir kişiyle olmaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hedera Güncel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!