USD32,23
EURO34,99
JPY0,207700
RUB0,356100
GBP41,18
EURO/USD1,09
BIST10.895,25
GR. ALTIN2.507,60
BTC70.259,68

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem İle Başkanlık Sistemi Arasındaki Farklar Nelerdir?

featured
parlamenter-sistem-baskanlik-sistemi
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

6 Siyasi partinin Ekim 2021 bir araya gelerek ortak metin üzerinde çalışmaya başladıkları “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” de nihai sona gelindi. 28 Şubat 2022 tarihinde yapılan tören ile hem bu sistem ile yapılacak olan iyileştirmeler tanıtıldı hem de 6 parti lideri tarafından imzalar atıldı.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” metni altında imzaları yer alan partiler ise; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi oldu. Sistemin getirecekleri ve yapılacak düzenlemeler ile gerek çoğulcu gerekse de demokratik bir Türkiye için geçmişin dar kalıplarından sıyrılmış yepyeni bir parlamenter sistem ortaya çıkarılması hedeflenmiştir.

Peki, neden “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” ortaya çıkmasına gerek duyulmuştur? Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile başkanlık sistemi arasındaki farklar nelerdir? Hangi sistem Türkiye için daha uygulanabilir ve faydalı olacaktır?

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Nedir?

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi genel başkan yardımcıları tarafından söz alınarak tanıtımı yapılan bu sistemde öne çıkan alt başlıkları kısaca aktarmak istiyoruz.

Öncelikli olarak yapılan düzenlemelerin Yasama, Yürütme, Yargı ve Demokrasi ana başlıklarının altında toplandığını söylemek mümkün. Yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması, daha etkin ve denetlenebilir olması istenirken ortaya çıkabilecek çift başlılıkların önlenebilmesi adına gerekli kanun düzenlemelerinin ve denetleme mekanizmalarının devreye alınması ön görülüyor. Bu ve diğer konularda yeni sistemde yapılması istenenler;

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, kuvvetler ayrılığı esasına dayalı bir hukuk devleti oluşumu sunmak amacı ile çeşitli alanlarda düzenlemeleri kapsamaktadır.

Başkanlık sisteminin getirdiği tek başlılığı ortadan kaldırmak ve daha çoğulcu ve demokratik bir yönetim sistemine geçiş yapmak için Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Cumhurbaşkanı yürütme yetkisine sahip iken yasama yetkisi TBMM altında başbakan ve bakanlar kuruluna ait olacaktır.

Hazırlanacak olan “Siyasi Etik Kanunu” çerçevesinde daha şeffaf ve hesap verilmesine olanak sağlanan bir sistem oluşturulacaktır. Gerek yasama gerekse de yürütme de yer alan tüm makamların tek bir hedefi vardır; O da millete hizmet etmektir.

İfade ve düşünce özgürlüğünün sağlanması, kadın ve çocuk hakları, çevre hakları gibi tüm özgürlükçü oluşumların desteklenmesi ve Türkiye’nin daha özgürlükçü sisteme kavuşması istenmektedir. Bu noktada basından üniversitelere kadar her alanda yapılacak düzenlemeler kurumların da tarafsız olmasını sağlayacaktır.

Parlamentonun yani Türkiye Büyük Millet meclisinin daha demokratik olması için seçim barajının % 3’e düşürülmesi hedeflenmektedir. Böylece Mecliste daha çoğulcu bir yapı oluşturulması mümkün olurken bunun gerçekleştirilmesi içinde seçim kanununda gerekli düzenlemelerin yapılması ön görülmektedir.

Siyasi partilerin TBMM’de temsil yeteneğine sahip olabilmesi için adil rekabet hakkına sahip olması gerekmektedir. Bu açıdan önceki seçimlerde % 1 üzerinde seçmen oyuna sahip olan partilerin hazine tarafından finanse edilen seçim yardımlarından yararlanmasına imkan tanınacaktır. Ancak seçim döneminde sağlanan her türlü finansmanın şeffaf ve denetlenebilir olması açısından kamu ile paylaşımı gerekli olacaktır.

tbmm

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile kanun yapma süreci, Türkiye Büyük Millet Meclisinde katılım sayılarının arttırılması ile daha adil ve şeffaf olması sağlanacaktır. Bakanlar kurulunun tek başına kanun hükmünde kararname çıkarma hakkı yetki kanunu kapsamında sınırlandırılacaktır.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem içerisinde Cumhurbaşkanının veto yetkisi kaldırılarak sadece geri gönderme yetkisi tanımlanacaktır.

Kuvvetler ayrılığı esasına uygun olarak katılımın arttığı ve daha etkin bir yasama organı hayata geçirilirken yürütme organının ise hem istikrarlı hem de hesap verebilir olması sağlanacaktır.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsız olduğunun teminatı için belirli düzenlemeler yer almaktadır. Göreve gelen Cumhurbaşkanının hiçbir siyasi parti ile ilişkisinin kalmaması gerekmektedir. 7 Yıl görev süresi olup yeniden seçilme hakkı olmadığı gibi görevinin tamamlanmasının ardından yeniden aktif siyaset yapma olanağı sunulmayacaktır.

Başbakan belirlenmesinde TBMM üyeleri arasından seçim yapılacak olup yapılan seçimde en fazla oy alan siyasi parti önceliğe sahip olacaktır. Bakanlar kurulu belirlemesi ise başbakan tarafından gerçekleştirilecektir. Başbakan ve Bakanlar kurulu TBMM’ne karşı sorumlu olacaklardır.

OHAL yetkisi sadece Cumhurbaşkanı ya da Bakanlar kuruluna ait olmayacaktır. OHAL kanunu üzerinde yapılacak düzenlemeler esas alınarak OHAL kararı Cumhurbaşkanlığı başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar kurulunca alınacak ve mutlaka TBMM onayı gerekli olacaktır.

Yargı da bağımsızlığın sağlanması, demokratik hukuk devleti tesis edilmesi ve hak ile özgürlüklerin teminat altına alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla yapılacak olan düzenlemeler temel de yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlama amacı taşımaktadır.

Hakim ve savcıların göreve atanması, görevlerinde yükselmeleri ya da görevden alınmaları gibi süreçlerde gerekli düzenlemeler yapılacak hatta hakim ve savcı meslekleri birbirinden ayrılarak yeniden düzenlenecektir. Yargının adalet bakanlığına bağlı olduğuna dair Anayasa hükmünde değişiklik yapılarak bağımsız savcılık ile hakimlik kurulları oluşması sağlanacaktır.

Demokratik hukuk devleti olma yolunda büyük bir atılım olarak öne çıkan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem hakkında ele alabileceğimiz temel başlıklar özetle bunlardır. Peki, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile başkanlık sistemi karşılaştırması yaparsak ne gibi farklar ön plana çıkarken, hangi avantajlar ve dezavantajlar ile karşılaşmamız olasıdır.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem İle Başkanlık Sistemi Karşılaştırması

Ülkemizde 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum ile yürürlüğe giren Başkanlık sistemi(Ülkemizdeki ifadesi ile Cumhurbaşkanlığı sistemi) OHAL koşulları altında gerçekleştirildiği için adil bir referandum süreci gerçekleştirilmediği çıkan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem altına imza atan 6 parti tarafından kabul edilmektedir.

Bu sistemin çoğulcu ve uzlaşmacı bir yapıyı barındırmaması sebebi ile Cumhurbaşkanına gerek yasama gerek yürütme gerekse de yargı alanında geniş yetkiler verdiği ve bu yetkilerin denetimsiz olmasından sebep ortaya otoriter bir yönetimin çıktığı ifade edilmektedir.

Başkanlık sistemine geçiş yapan devletler incelendiğinde özellikle demokrasisi tam oturmamış ülkelerde başkanlık sisteminin uygulanması geri dönülmez kritik hataların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu amaçla Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile Başkanlık sistemi karşılaştırması yapmak, farkları ve olasılıkları açıkça görmek, avantajları ile dezavantajlarını doğru değerlendirmek istiyoruz.

Seçim Süreci, Yetkileri ve Yetkilerin Sona Ermesi açısından

Başkanlık seçiminde Başkan halk tarafından seçilmektedir. Halkın oyu ile yönetime gelen Başkan’ın Parlamentoya yani TBMM’ye karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. Tek sorumlu olduğu taraf halktır. Seçilen başkanın görev süresi ise bellidir ve en fazla 2 dönem seçilme hakkı verilmektedir.  Başkanın görevden alınması mümkün değildir. Elbette ki bu durum istisnai koşullar altında değişebilmektedir.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de halk tarafından seçilmiş milletvekillerinden oluşan bir meclis yer almaktadır. Seçim sonucunda güçlü çıkan parti tarafından hükümet kurulma görevi verilir. Başbakan ve beraberindeki bakanlar kurulu bu yetkili hükümet kurucu parti tarafından oluşturulur. Tamamen sembolik yetkileri bulunan Cumhurbaşkanı ise meclis tarafından seçilmektedir. Başbakan ile bakanların sorumlulukları meclise karşıdır ve istikrarsızlık oluşması halinde görev süresi dolmadan görevden alınmaları mümkün olmaktadır.

Her iki sistemin bu açıdan değerlendirmesini yapacak olursak; Başkanlık sisteminde tek başlılık olduğu için hem daha güçlü hem de daha istikrarlı bir yönetim şekli olduğu görülmektedir. Ancak bu durum demokrasisi tam oturmamış ülkelerde ülkeyi büyük felakete götürebilecek bir gücü de içerisinde barındırmaktadır. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de ise çift başlılık mevcuttur ve hükümetin kolayca düşürülebilir olması sebebi ile hem istikrarsız hem de daha zayıf bir yapı mevcuttur. Ancak olası rejim krizlerinin çözümü daha katı bir sisteme sahip olan Başkanlık sisteminden daha kolaydır.

Yasama ve Yürütme Açısından

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de yasama ve yürütme organları birbirleri ile iç içe geçmiştir. Yürütme faaliyetini gerçekleştiren bakanlar kurulu yasama organı olarak işlev gören TBMM faaliyetlerinde yer alabildiği gibi oy kullanma ya da kanun tasarısı verme hakkı mevcuttur. Parlamento yani TBMM ise yürütme organını denetleme, gerekli ortamın oluşması halinde feshetme hakkına sahiptir.

Başkanlık sistemi içerisinde ise Yasama ile yürütme organları birbirinden mutlak bir şekilde ayrılmıştır. Başkanın yasama organına karşı bir sorumluluğu olmadığı gibi Parlamentonun da Başkanı istisnai durumlar dışında görevden alma yetkisi bulunmaz. Başkan’ın meclis faaliyetlerine katılma ve kanun teklifinde bulunma, oylama yetkisi bulunmamaktadır.

Olası Rejim Krizleri ve Siyasi Tıkanıklık Açısından Karşılaştırma

Çok katı bir sisteme sahip olan Başkanlık sistemi içerisinde yasama ile yürütme arasında ortaya çıkabilecek rejim krizinin çözümü çok zordur. Çünkü ne yasama ne de yürütme organında diğerini fesih etme hakkı mevcut değildir. Oysaki Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de daha esnek bir yapı söz konusudur. Siyasi tıkanıklık oluşması halinde Yürütme parlamentoyu fesih ederek erken seçim ya da referandum kararı verebileceği gibi meclisin hükümeti düşürme ve yeni hükümet kurulması kararı verme yetkisi mevcuttur.

Her İki Sistem de Kazanan Kim?

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile Başkanlık sistemi karşılaştırması hususunda belki de en can alıcı maddeye gelmiş olabiliriz. Neden mi? Pek çok yetki ile donatılmış Başkanlık sisteminin sağlayabileceği istikrara karşılık daha denetimli ve çoğulcu bir yapıya işaret eden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de kazanan kim olacak?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Başkanlık sisteminde kazanan her şeyi kazanmış olmaktadır. Elbette ki istikrar bir ülkenin gelişimi için oldukça önemli ancak!!! Halk tarafından seçilmiş olmanın verdiği gücü ardına almasının dışında denetleme mekanizmasından yoksunluğu ve görevden alınma ihtimalinin olmamasının getirdiği özgüven biraz tehlikeli değil mi? Gerek siyasi arena da gerekse de halk içerisinde kutuplaşmanın ortaya çıkmasına sebep olacağı için bu sistemde öncelikle tek kazanan Başkan olacaktır. Başkanın tek sorumlu olduğu kendisini seçen halk ise bu sorumluluğunu eksiksiz, ayrıştırmadan ve doğru kullandığı durumda halk ve ülke de kazananlar arasında yer alacaktır.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem de ise katti bir şekilde kazanan taraf bahsi yapılamaz. Çoğulcu demokrasinin beraberinde getirdiği mümkün olduğunca kutuplaşmadan uzak bir yönetim sistemidir. Yasama ve yürütme iç içe geçmiş olmasından dolayı birbirine karşı sorumlulukları, birbirini denetleme ve fesh etme yetkileri mevcuttur. Bu durum kimi zaman istikrarsızlık ortaya çıkarıyor olsa da Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar kurulu kazanan taraftan ziyade halkın bu göreve getirdiği yetkin kişilerden öte sıfata sahip değillerdir.

Başkanlık sisteminde başkanın yetkilerinin denetimi olmaması beraberinde özgürlük ihlallerini de ortaya çıkarabilmektedir. Basında tekelleşme, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, kadın, çocuk ya da çevre haklarının ihlali gibi durumların başkanın elindeki güce ve keyfiyete bağlı ortaya çıkma riski mevcuttur.  İşte bu nedenle demokratikleşme sürecini tam oturtmamış ülkeler için başkanlık sistemi çok büyük risk barındırır.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ise tamamen halka hizmet amacı ile halk tarafından seçilmiş bir meclis denetiminde yönetim sistemini geliştirmeyi amaçlamıştır. Özgür basın, ifade özgürlüğü, din, dil, ırk ayırt etmeden özgürce ve eşit yaşam koşulları ön görmektedir. Yargının bağımsızlığı, seçimlerin adil ve eşit koşullarda yapılması ve elbette ki çoğulcu sistemin getireceği siyasi kutuplaşmadan uzak bir sistem sunuyor. Böylesi bir sistemin kazananı ise mutlak surette halk olacaktır.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem İle Başkanlık Sistemi Arasındaki Farklar Nelerdir?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hedera Güncel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!