USD32,59
EURO34,81
JPY0,211000
RUB0,349300
GBP40,43
EURO/USD1,07
BIST9.645,02
GR. ALTIN2.420,48
BTC66.149,28

Gelin önümüzdeki seçimlere tek başınıza girme cesaretini gösterin

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Madem, Sayın Erdoğan da 50 artı 1 şartının dayattığı ittifak sisteminden bu kadar rahatsız, o zaman buradan bizzat kendisine sesleniyorum. Gelin, AK Parti olarak ittifak sisteminin ülkemize dayatılmasının siz de bizim gibi önüne geçin. Türk demokrasisinin, tıkanan nefesini açmak için siz de bizim gibi bir adım atın. Gelin önümüzdeki seçimlere AK Parti olarak siz de İYİ Parti gibi tek başınıza girme cesaretini gösterin” dedi.

Gelin önümüzdeki seçimlere tek başınıza girme cesaretini gösterin

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Akşener, şunları söyledi:

“Önümüzdeki cuma günü 24 Kasım, yani Öğretmenler Günü…Yani cehle karşı açtığımız savaşta, hep en önde yürüyen cesur neferlerin günü. İlim denizinde, her daim seferde, her daim seferberlikte olan fedakâr yüreklerin günü. Memleketimiz için, medeniyet yolunda, bir istikbal çizen irfan meşalesini, azimle taşıyanların günü. Yurdumuzu yüceltmeye cumhuriyetimizi yaşatmaya milletimizi, hak ettiği gibi, muasır medeniyetler seviyesine taşımaya ant içenlerin günü… Kutlu olsun. Bir öğretmen olarak memleketimizin, dört bir yanında çalışan, çalışamayan, atanan, atanamayan, öğrencilerine kavuşan, kavuşamayan tüm öğretmenlerimizin gününü tebrik ediyor, her birine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, istiklal kahramanı öğretmenlerimizi yüreğimizdeki acısı dinmeyen, Aybüke öğretmenimizi, Gaziantep’te kaybettiğimiz Ayşenur öğretmenimizi ve tüm şehit öğretmenlerimizi bir kez daha saygıyla, sevgiyle ve rahmetle anıyorum. Mekânları cennet olsun. Vatan savunmasından cumhuriyetimizin kuruluşuna ve yükselişine kadar milli varlığımızın, her aşamasında büyük emekleri olan öğretmenlerimizin, bir meslektaşı olarak bugün, Gazi Meclisimizde, sizlere sesleniyor olduğum için bir yanım gururlanırken diğer yanım ise öğretmenlerimize yaşatılan çilenin karşısında büyük bir hüzünle doluyor.

PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ’NİN TÜRKİYE’NİN BAŞINA BELA OLACAĞINI DAHA 2017 YILINDA SÖYLEMİŞTİK”

Nitekim geçtiğimiz hafta yine bu savrulmalardan birini yaşadık. Çok değil daha birkaç yıl önce iktidarın bir daha açılmamak üzere kapattığını söylediği bir sayfa bir de baktık ki bugün yeniden açılmış. Dün; büyük büyük hamasi cümlelerle savundukları itirazlarımızı da her türlü hakaret ve iftirayla reddettikleri 50+1 sistemini bugün değiştirmek istiyorlar. Hem de bizzat Sayın Erdoğan’ın sözcülüğüyle… Sabah şeriflerin hayrolsun Sayın Erdoğan…Biz zaten hesapsız kitapsız, alelacele getirdiğiniz partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin Türkiye’nin başına bela olacağını daha 2017 yılında söylemiştik. Bu ucube sistemin Türk demokrasisinde derin yaralar açacağını söylemiştik. Zaten var olan kutuplaşma ortamının daha da derinleşeceğini söylemiştik. Ve biz o nedenle o gün, ‘hayır’ demiştik. Tüm uyarılarımıza rağmen bizi dinlemediniz. Yanlışta ısrar ettiniz. Hatalarınızda inat ettiniz. Ez cümle günaydın Sayın Erdoğan. Sonunda yine bizim dediğimize geldiniz…Peki bu süreçte kaybeden kim oldu? Ne yazık ki yine aziz milletimiz oldu.

GELİN ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERE AK PARTİ OLARAK SİZ DE İYİ PARTİ GİBİ TEK BAŞINIZA GİRME CESARETİNİ GÖSTERİN”

AK Parti iktidarının; ‘Bu ülke koalisyonlardan çok çekti’ diyerek çıktığı yolun sonunda Türk siyaseti ittifaklara mahkum oldu. Aradan geçen yılların ardından Sayın Erdoğan da artık anlamış olacak geçtiğimiz günlerde çıktı ve dedi ki; ‘Mevcutta 50 artı 1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor. Kimin eli, kimin cebinde belli değil…’ Aynen böyle dedi…Yani; tamamen kendi eseri olan ve inatla Türkiye’ye dayattıkları ittifak sisteminden bizzat kendisi şikayetçi oldu… Gerçekten ibretlik…Cumhur ittifakının içindeki çekişmeler ortaklar arasındaki sorunlar, Meclis kürsülerinden gönderilen mesajlar elbette bizi değil, kendilerini ilgilendirir. Ama ortada duran bir gerçek var. 50 artı 1 şartının dayattığı ittifak sistemi milletimizi iki yumruk arasına mahkûm ediyor. Milletimiz velinimet olmaktan çıkartılıp rakama indirgenerek siyasi tercihlerinde seçeneksiz bırakılıyor.

Artı 1’e sıkıştırılan siyaset düzeni kimliksizliğe, kişiliksizliğe ve ilkesizliğe alan açıyor. Ve bu şekilde yapılan bir siyaset de milletimizin siyaset kurumuna olan güvenini derinden etkiliyor. İşte, o nedenle, biz, İYİ Parti olarak ittifak sisteminin neden olduğu bu yozlaşmaya karşı çıktığımız için 2024 yerel seçimleriyle birlikte hür ve müstakil bir siyasetin yolunu açtık. Nitekim geçtiğimiz Ağustos ayında tüm siyasi partilere de bir çağrıda bulunduk. ‘Gelin seçimlere ayrı ayrı girelim vatandaşlarımızın, tercihlerini özgürce yansıtacağı, bir rekabet ortamı oluşturalım’ dedik. Türk siyasetini bugün içinde bulunduğu ve milletimizin aleyhine çalışan siyasi pragmatizm sarmalından çıkaralım’ dedik. ‘Gelin, koltuklara değil, milletimize hizmet için yarışalım’ dedik. Mademki, Sayın Erdoğan da 50 artı 1 şartının dayattığı ittifak sisteminden bu kadar rahatsız o zaman buradan bizzat kendisine sesleniyorum.  Türk demokrasisinin, tıkanan nefesini açmak için siz de bizim gibi bir adım atın. Gelin önümüzdeki seçimlere AK Parti olarak siz de İYİ Parti gibi tek başınıza girme cesaretini gösterin.

ARKASINA SIĞINIP SİSTEM İLE BİRLİKTE 2 DÖNEM KURALINI DEĞİŞTİRMEKSE İŞTE O ZAMAN HİÇ KUSURA BAKMA ÇOK BEKLERSİN”

Ama Sayın Erdoğan eğer ki bu açıklamayı yapmaktaki amacın anayasa değişikliğinin arkasına sığınıp sistem ile birlikte 2 dönem kuralını değiştirmekse işte o zaman hiç kusura bakma çok beklersin. Eğer ki, tüm bunları bir kez daha aday olabilmek için yapıyorsan hiç kusura bakma, çok beklersin. Eğer ki; bu ucube sistemini daha da ucubeleştirip tek adam rejimini tahkim etmek için kendine bir yol arıyorsan hiç kusura bakma, çok beklersin.

İÇİŞLERİ BAKANI SAYIN ALİ YERLİKAYA’NIN GAYRETLERİNİ TAKDİRLER KARŞILADIĞIMIZI İFADE ETMEK İSTER KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDERİM”

Son zamanlarda, Emniyet Teşkilatımız konuyla ilgili birçok başarılı operasyon yürütmüş olsa da uyuşturucu belasına karşı sadece asayiş tedbirleriyle mücadele edemeyiz. Cezaları ne kadar artırırsak artıralım talep oldukça arzın önüne geçemeyiz. Dolayısıyla sorunu kökten çözmek için madde bağımlılığına meyli ve uyuşturucuya olan talebi ortadan kaldırmalıyız. Bu konuda İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya’nın gayretlerini takdirler karşıladığımızı ifade etmek ister kendisine teşekkür ederim. Aynı zamanda yanlış yollara sapmış kendi teşkilatının içindeki her bir birey içinde gerekeni hukuk çerçevesinde yaptığını ve yapmaya devam ettiğinin de şahidiyim. Şahsi bir teşekkürü borç biliyorum.

Genç nüfusumuzun neredeyse yarısını etkileyen bu bela ile mücadele etmek için özellikle gençlerimize her yönüyle sahip çıkmak onları yeniden umutlandırmak zorundayız. Madde bağımlılığı ile mücadele çok yönlü ve geniş bir iş birliği gerektirir. Başta; güvenlik, sağlık, eğitim, ve sosyal hizmet kurumlarımız olmak üzere sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, iş çevreleri, üniversiteler gibi tüm ilgili kuruluşların işbirliği içerisinde çalıştığı bütüncül bir stratejiye dayanan koordine bir mücadele yürütmemiz gerekiyor.

İYİ PARTİ’NİN KAZANDIĞI HER BİR BELEDİYEYİ BAĞIMLILIKLA MÜCADELENİN AKTİF BİR MERKEZİ HÂLİNE GETİRECEĞİZ”

Biliyorsunuz önümüzde yerel seçimler var. İYİ Parti olarak madde bağımlılığı ile mücadeleyi biz de yerelden başlatacağız. Sosyal hizmetler kapsamında 5393 ve 5216 sayılı kanunlar, belediyelere madde bağımlılığıyla mücadele konusunda önemli görevler yüklüyor. Ayrıca ulusal ve uluslararası eylem planlarında yerel yönetimler bağımlılıkla mücadelenin temel paydaşlarından biri olarak yer alıyor. İşte bu yüzden 81 ilimizde ve ilçelerimizde göstereceğimiz Belediye Başkan adaylarımıza bu konuda çok iş düşecek.

Şimdi bizzat buradan arkadaşlarıma talimat vermek istiyorum her biriniz, seçildiğiniz bölgelerde bu konuya öncelikli olarak eğileceksiniz. İYİ Parti’nin kazandığı her bir belediyeyi bağımlılıkla mücadelenin aktif bir merkezi hâline getireceğiz. İlgili tüm kurum, kuruluş ve kişilerle eş güdüm içerisinde çalışacak önleyici ve iyileştirici tedbirleri içeren politika ve programlarımızı, hızla uygulamaya koyacağız. Bütçe harcamalarını arttırır endişesiyle sadece kısa vadeli projeler ve faaliyetler yürütmeyeceğiz. Bütüncül çok aktörlü ve sorumluluktan kaçmayan bir yönetim anlayışıyla sürdürülebilir bir mücadele stratejisi oluşturacağız. Mücadelemizi sosyal-kültürel faaliyetlerle destekleyecek uyuşturucu tuzağına düşmüş insanlarımızı değerlerimize ve çağın gerektirdiği donanıma sahip olarak topluma geri kazandıracağız.

DÜN SÖZÜMÜZ DİNLENSEYDİ VE MİLLETİN TARTISINA MİLLETİMİZİN BİZDEN TALEP ETTİĞİ BİR ADAYLA ÇIKSAYDIK BU EN ÇOK KİMİ ÜZERDİ”

Biliyorsunuz ilginç günlerden geçiyoruz. Bir yanda sözde muhalif basın. Diğer yanda yandaş basın. Türkiye’yi araya alıp mutlu mesut yaşayan iki kutup İYİ Parti’ye karşı birleştiler… El birliğiyle herkes İYİ Parti’yi tartışıyor. Ne mutlu bize… Neymiş? İYİ Parti zor durumdaymış…Bak sen hele…Seçmene verdiği sözlerin hiçbirini tutmayanların keyfi yerinde. Milletimizi enflasyona ezdirenlerin keyfi yerinde. Memleketi kaçak hendeğine çevirenlerin keyfi yerinde. Ama yetkiyi alıp Türkiye’yi düze çıkarmak için sabırsızlanan İYİ Parti zor durumdaymış…

Seçimleri el birliğiyle sayın Erdoğan’a hediye edenlerin keyfi yerinde. Parti içi hesaplarını görmek için Türkiye’yi feda edenlerin keyfi yerinde. Yüzde 60 şakşakçılarının, kola kutusu meraklılarının keyfi yerinde. Ama tüm itirazlarında haklı çıkan sözünün değeri daha yeni anlaşılan İYİ Parti, zor durumdaymış…Dün; ‘Yüzde 60 ile kazanırız’ yalanını üretenler bugün çıkıp İYİ Parti üzerinden yeni yalanlar türetiyorlar. Varsın olsun. Biz artık alıştık. Çünkü bunların, tıyneti böyle…Hiç kusura bakmasınlar. İYİ Parti’de güneş yerinde, her şey yolunda…Ama bu yaşadıklarımız kesinlikle tesadüf değil. Hatırlayın. Dün sözümüz dinlenseydi ve milletin tartısına milletimizin bizden talep ettiği bir adayla çıksaydık bu en çok kimi üzerdi?

Elbette saray ve eşrafını üzerdi…İşte bu nedenle ‘kazanacak aday’ dediğimiz için bizi topa tuttular ama ‘yüzde 60’la alırız’ diyen akılsızlara dokunmadılar. Peki bugün İYİ Parti’nin hür ve müstakil siyasetinden en çok kim çekiniyor? Elbette saray ve eşrafı çekiniyor. Peki sizce; saray medyası ve trolleri neden İYİ Parti’ye ittifak baskısı kuran malum odaklara destek veriyor? Sebebi çok açık. Çünkü ittifak içinde flulaşan parti kimliğimizin artık berrak bir şekilde görünmesinden korkuyorlar. Milletimizle İYİ Parti arasına diktikleri duvarların ortadan kalkmasından korkuyorlar. Çünkü müstakil kimliğimizle kaşıyabilecekleri bir yaramız, istismar edecekleri bir açığımız olmadığı için korkuyorlar. Çünkü ittifaklara yapışan çamurlar İYİ Parti’ye yapışmaz diye korkuyorlar.

BİZ BİLİRİZ Kİ; ‘YUFKA YÜREKLİLERLE, ÇETİN YOLLAR AŞILMAZ. ÇÜNKÜ BU YOL KUTLUDUR, GİDER TANRI DAĞINA.’”

Siyaset ve ticaret için inanç hortumculuğunun uydurdukları sahte milliyetçiliğin sefasını artık süremeyecekleri için korkuyorlar. Çünkü dejenere olmamış Türk milliyetçilerinden korkuyorlar. Geleneklerine, değerlerine ve cumhuriyetine sıkı sıkıya bağlı Atatürkçülerden korkuyorlar. Vatanına, milletine, bayrağına sadık Türkiye sevdalılarından korkuyorlar. Yani, Türkiye’nin İYİ ve cesur evlatlarından korkuyorlar. Yandaş medya da sözde muhalif medya da istediği gibi yazıp çizsin…Korkmaya devam edecekler. Biz daha yeni başlıyoruz.

Biz biliriz ki; ‘Yufka yüreklilerle, çetin yollar aşılmaz. Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı dağına.’ İYİ Parti olarak bugün açtığımız yol işte öyle çetin ve kutlu bir yoldur. Milletin cebine elini sokanlarla bu yol aşılmaz. Gözünü hırs bürüyenlerle bu yol aşılmaz. Vicdanını nefsine esir edenlerle bu yol aşılmaz. Kendini milletten çok sevenlerle bu yol aşılmaz. Kişisel hesapların peşine düşenlerle bu yol aşılmaz. Yalandan, dedikodudan, iftiradan medet umanlarla bu yol aşılmaz. Bu yol, cesurlarla aşılır. Yol, erdem sahibi, vicdan sahibi insanlarla aşılır. Bu yol, ‘önce millet, önce memleket’ diyenlerle aşılır. Bu yol, iyilerle aşılır. Emin olun bu yolu hep birlikte aşacağız. Ve yolun sonunda mutlaka başaracağız.”

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Gelin önümüzdeki seçimlere tek başınıza girme cesaretini gösterin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hedera Güncel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!