USD31,20
EURO33,84
JPY0,207500
RUB0,342300
GBP39,57
EURO/USD1,08
BIST9.062,36
GR. ALTIN2.040,44
BTC63.295,81

Kazanamadık ama, bu dünyanın sonu değil

featured
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Keçiören’de bulunan bir kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. (Fotoğraf: Alp Eren Kaya)
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti. Kılıçdaroğlu, “Ben de çalıştım, siz de çalıştınız. Çalıştıysak vicdanen müsterihiz. Çalıştık, ne yapalım? Bir işin içinde asıl hedefimiz ne? Kazanmak. Kazansaydık farklı bir şey olacaktı. Kazanamadık ama bu, dünyanın sonu değil. Yapılan ilk seçim de değil, son seçim de değil.

Kazanamadık ama, bu dünyanın sonu değil

Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti. Kılıçdaroğlu, “Ben de çalıştım, siz de çalıştınız. Çalıştıysak vicdanen müsterihiz. Çalıştık, ne yapalım? Bir işin içinde asıl hedefimiz ne? Kazanmak. Kazansaydık farklı bir şey olacaktı. Kazanamadık ama bu, dünyanın sonu değil. Yapılan ilk seçim de değil, son seçim de değil. Dolayısıyla biz, yine gücümüzü koruyarak, çok az farkla kaybettik; o zaman oturacağız, konuşacağız. Vatandaşla oturup konuşacağız. ‘Bak kardeşim; vermedin oy, eyvallah. Ben seni suçlamıyorum. Belki dedin bunlar daha iyilerini yaparlar. Ama şimdi öyle bir tablo yok. Sen de yaşıyorsun, görüyorsun. O zaman bunun değişmesi lazım’.

Bizim vatandaşı ikna etmemiz lazım

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla sohbet ederken şunları söyledi:

“ÖYLE EMEKLİLERİMİZ VAR Kİ KAHVEYE GİTTİĞİ ZAMAN ÇAY, KAHVE NE ISMARLAYABİLECEK NE DE İÇEBİLECEK POZİSYONDA OLMAYABİLİYOR”

“Sizlerle beraber olmaktan son derece memnunum. Soracağınız her soruya, biraz sonra sohbet edeceğiz, benim anlatmam çok önemli değil, sizin sorularınıza benim cevap vermem lazım. İçinde bulunduğumuz şartlar, çok iyi şartlar değil. Öyle emeklilerimiz var ki kahveye gittiği zaman çay, kahve ne ısmarlayabilecek ne de içebilecek pozisyonda olmayabiliyor. Memleketin içinde bulunduğu şartlar dolayısıyla hepimize düşen görevler var. Ülkücülerle beraber olmaktan son derece memnunum. Çünkü bu vatan, hepimizin vatanı. Sadece benim değil, hepimizin vatanı. Her birimiz vatanseverlik konusunda aynı duyarlılığı taşıyoruz. Kendi ülkemizde, vatanımızda huzur içinde yaşamak isteriz. Hiç kimsenin burnu kanamasın isteriz. Her evde huzur ve bereketin olmasını isteriz.

Her evde kişilerin rahat yaşayabileceği bir ortamın olmasını isteriz. Böyle bir arzumuz var. Yaşadığınız sıkıntıları üç aşağı beş yukarı tahmin ediyorum. Çünkü benim de amcam, dayılarım, yeğenlerim var. İçinde emekli olan, işçi olarak çalışan, devlet memuru olanlar var. Yani sizin hayatınızda kimler varsa benim de hayatımda var. Dolayısıyla hayatın bütün sıkıntılarını bir şekliyle hep beraber görüyoruz, yaşıyoruz. Bunları aşmak mümkün mü? Elbette aşmak mümkün. Bunun için de hep beraber oturacağız ve tartışacağız. Ortak aklı egemen kılacağız. Dediğim gibi, memleket hepimizin memleketi ve huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Bütün mazlum milletlere örnek olmalıyız

Bizim memleketin bir özelliği var. En temel özelliği, Milli Kurtuluş Savaşı’nı vererek yeniden kurulmuş olmasıdır. Bu coğrafyaya huzuru, büyümeyi ve kalkınmayı getirmek için mücadele etmiş olmasıdır. Şöyle biraz geçmişe baktığımızda şehitler, gaziler görürüz. Bu coğrafyanın her tarafında görürüz. İster Kars’a ister Erzurum’a ister Doğu’ya ister Antep’e, Şanlıurfa’ya, Kahramanmaraş’a, İzmir’e gidin, görebilirsiniz. Biz, bu coğrafyada, bütün mazlum milletlere örnek olacak bir mücadele verdik. Biz Milli Kurtuluş Savaşı’nı verdikten sonra bütün mazlum milletler bizi örnek aldılar ve onlar da milli mücadele savaşı verdiler. Onlar da bağımsızlıklarını elde ettiler. Mısır, Libya, Cezayir, Tunus’a kadar onlar da bir bağımsızlık savaşı verdiler. Sonra biz, Cumhuriyet’imizi kurduk. Biz kurduktan sonra yine onlar da her birisi ayrı ayrı kendi cumhuriyetlerini kurdular. Dolayısıyla bizim tarihsel sorumluluğumuz, yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihsel sorumluluğu, aynı zamanda bütün mazlum milletlere örnek olma sorumluluğudur. Hepimiz örnek olduk.

 EN ZOR ŞARTLARDA BİLE UMUDUMUZU KORUYACAĞIZ

Verdiğimiz kararlı mücadeleden geri dönmek yoktur. Geri dönmeyeceğiz. Bizim en temel özelliğimiz o. Umutsuzluğa kapılmak bizim kitabımızda yoktur. En zor şartlarda bile umudumuzu koruyacağız. Çünkü bizim umudumuz, daha güzel bir Türkiye inşa etmek, daha karamsar bir tabloyu hayat geçirmek değil. ‘Emekliye 15 bin lira vereceğiz’ dedik. Verilebilir miydi? Verilirdi, niye verilmesin?

“85 MİLYON İNSAN, BİR AVUÇ KİŞİYE ÇALIŞIYOR”

85 milyon insan, bir avuç kişiye çalışıyor. Diyeceksiniz ki nasıl oluyor bu iş? Siz devletten ihale alıyorsunuz, 5 kişi. Aldığınız ihale dolar bazında. Bir de garanti vermişler. Hiç zarar etmeyeceksiniz. Dolar arttıkça sizde herhangi bir sorun yok. Biz ödüyoruz size. 85 milyon, bir avuca çalışıyor. Bu tablonun çok iyi anlatılması lazım. Sadece benim değil, sizin de anlatmanız lazım. ‘Burada bir hata, yanlışlık var’ demeniz lazım.

MİLLİYETÇİLİK BUNUN NERESİNDE”

Madem ülkücülerin kahvesindeyiz. Milli paramız var, değil mi? Adı ne? Türk lirası. Niye ABD doları geçerli oluyor? Niye devlet, Türk lirasıyla değil de kendi vatandaşından ABD dolarıyla borçlanıyor? Sormak lazım. Peki milliyetçilik bunun neresinde? Ama bizim altı okumuzdan birisi milliyetçilik. Türk lirasıysa o benim liramdır. Bu ülkenin lirasıdır, bu ülkenin onurudur ve şerefidir.

“O PARTİYE OY VERDİ DİYE SUÇLAMAK YERİNE NEDEN OY VERİLMEMESİ GEREKTİĞİNİ ANLATMAMIZ LAZIM”

Kalktı o partiye oy verdi diye suçlamak yerine, neden oy verilmemesi gerektiğini anlatmamız lazım. Biz, bazen, siyasetçi olarak suçluyoruz. Suçlayınca onu sanki karşı kampa itmiş gibi oluyoruz. Oysa onunla oturacağız. Kağıt oynarken de çay-kahve içerken de gezmeye giderken de pazarda alışveriş yaparken de ona iyi bir dille ve onu ikna ederek anlatmamız lazım.”

“3 SENE ÖNCE EMEKLİ OLDUM. BUGÜN 9 BİN LİRA PARA ALIYORUM”

Bir emekli yurttaş, Kılıçdaroğlu’na şunları söyledi:

“Ben, devlet memuruyum. 36 sene MEB’de görev yaptım. Haysiyetli, şerefli, dürüst… 16 sene garaj amirliği yaptım. En sonda da Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Bey’in hanımının şoförlüğünü yaptım. O da Halk Eğitim Müdürü’ydü. 3 sene önce emekli oldum. 120 bin lira para aldım. Bugün 9 bin lira para alıyorum. Daha çok iyi şeyler bekliyorduk ama… Bize övüne övüne ‘Yüzde 25 verdim’ diye… Benim maaşıma 2 bin lira yansıdı. Her şeyi görüyoruz, yani vatandaş her şeyi görüyor, biliyor ama dediğiniz gibi, aklımız yetti ama gücümüz yetmedi. Çok mu oy farkı var? Çok az bir oyla kaybettik.”

Kılıçdaroğlu, emekli yurttaşa şöyle yanıt verdi:

“Ben de çalıştım, siz de çalıştınız. Çalıştıysak vicdanen müsterihiz. Çalıştık, ne yapalım? Bir işin içinde asıl hedefimiz ne? Kazanmak. Kazansaydık farklı bir şey olacaktı. Kazanamadık ama bu, dünyanın sonu değil. Yapılan ilk seçim de değil, son seçim de değil. Vatandaşla oturup konuşacağız. ‘Bak kardeşim; vermedin oy, eyvallah. Ben seni suçlamıyorum. Belki dedin ‘Bunlar daha iyilerini yaparlar. Ama şimdi öyle bir tablo yok. Sen de yaşıyorsun, görüyorsun. O zaman bunun değişmesi lazım’. Bizim vatandaşı ikna etmemiz lazım. Şunu kabul edelim; benim, 85 milyonla tek tek gidip görüşme şansım yok. Bugün bu kahvedeyim, üç ay sonra İstanbul’da başka bir yerdeyim. 15 gün sonra bir başka yerdeyim. Ama görüşeceğim kişiler her zaman sınırlıdır. Televizyonlara çıkabilirsek anlatırız. Onu da isteyen izliyor, isteyen izleyemiyor. Dolaysıyla televizyonların etkisini de bilmiyorum ama aslolan vatandaşla yüz yüze gelmek ve konuşmaktır. Aslolan budur. Yani karşılıklı güveni oluşturmamız lazım. Bu güveni oluşturmazsak olmuyor.”

KENDİ MİLLİYETÇİLİĞİMDEN UTANDIM

Kahvehanedeki bir yurttaş, Kılıçdaroğlu’na şunları söyledi:

“Keçiören siyasetinin ben hemen hemen 50 yıldır içindeyim, 13-14 yaşından beri. Önce ben Keçiören’i söyleyeyim. Keçiören, biliyorsunuz ki Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımlarının atıldığı yer. Biz bundan Keçiören olarak gurur duyuyoruz. Keçiören’in bu kadar milliyetperver olmasının sebeplerinden birisi de burada Kurtuluş Savaşı’nın, Kuvayi Milliye’nin başlaması. Semra Hanım, sayın vekilimiz de Keçiörenli. Tanışmıyorduk, tabii etrafındaki insanları tanıyoruz. Semra Hanım’ı tanıdıktan sonra kendi milliyetçiliğimden utandım. Semra Hanım’ı tanıyınca, onun düşüncelerini öğrenince kendi milliyetçiliğimizden utandık. Geçmişimizde de belki hatalar yapmışızdır. 16 yaşından itibaren MHP’ye oy verdim. CHP birinci partiydi 1973, 1975, 1977 seçimlerinde. Daha sonraki yıllarda, günümüze kadar birinci merkez sağ partilerdi. İkinci MHP, üçüncü CHP’ydi.

“DIŞ POLİTİKADA KONUŞURKEN BOĞAZIN 9 BOĞUM OLDUĞUNU UNUTMAYACAKSINIZ”

Kahvehanedeki başka bir yurttaş ise Kılıçdaroğlu’na, “Dün Cumhurbaşkanı, Zelenski’yle görüştükten sonra bir açıklama yaptı. Sonra da dedi ki ‘Önümüzdeki ay Putin gelecek’. Dün de Putin’in danışmanı, ‘Gündemimizde böyle bir şey yok’ dedi. Ben kabullenemedim bunu, ne kadar ağır bir şey” dedi. Kılıçdaroğlu ise cevaben, “Daha önce ne diyordu? ‘3 ay sonra Gazze’ye gideceğim’ diyordu. 10 yıl geçti. Dış politikada konuşurken boğazın dokuz boğum olduğunu unutmayacaksınız. Her şeyi içeride konuşursunuz, vatandaş unutur. Sonuçta beraberiz yani. Ama dış politika öyle değil. Dış politikada son derece dikkatli bir dil kullanmak zorundasınız. Yanlış bir şey yaparsanız onun faturası millete çıkar, kişiye değil. Kalkıyorsunuz, Putin’le ilgili görüş beyan ediyorsunuz. Adam diyor ki ‘Bizim gündemimizde yok’. Bu ne demektir? Sen yalan söylüyorsun, demektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin en tepesinde oturan kişiyi yalanlamak ne demektir? Demek ki devleti yönetmekten acizsiniz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, kahvehanedeki yurttaşlar için ‘Hiçbir Çocuk Yatağa Aç Girmeyecek’ isimli kitabını imzaladı ve yurttaşlarla fotoğraf çektirdi.

 

 

 

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Kazanamadık ama, bu dünyanın sonu değil

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hedera Güncel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!